Beyin damar hastalıklarında tedavi, damarın tıkanmış mı yoksa yırtılmış mı olduğuna göre iki ayrı yolda ilerler. Tıkanmaya bağlı tablolarda amaç dolaşımı yeniden sağlamak ve tekrarı önlemektir; kanamalı tablolarda ise kanamayı durdurmak, biriken kanın yarattığı basıncı azaltmak ve yeniden kanamayı engellemektir. Her iki grupta da zamanın belirleyici olduğu bir süreç söz konusudur.
Bu alanda beyin ve sinir cerrahisi tek başına çalışmaz. Nöroloji, girişimsel radyoloji, yoğun bakım ve gerektiğinde kalp damar cerrahisi bölümleriyle ortak bir düzen kurulur. Hangi bölümün öne çıkacağı hastalığın türüne göre değişir.
Beyin Anevrizması Nedir?
Anevrizma, atardamar duvarının zayıf bir noktasında oluşan balonlaşmadır. Çoğunlukla damarların dallandığı yerlerde, kafa tabanındaki damar halkası çevresinde gelişir. Duvarın kas ve elastik tabakalarındaki incelme, kan basıncının etkisiyle zamanla bir kese oluşmasına yol açar.
Yırtılmadığı sürece çoğu anevrizma belirti vermez. Toplumda sanıldığından daha sık bulunur ve önemli bir bölümü hiçbir zaman sorun çıkarmaz. Saptananların büyük kısmı başka bir nedenle yapılan görüntülemede rastlantısal olarak fark edilir.
Yüksek tansiyon, sigara kullanımı, ailede anevrizma öyküsü ve bazı bağ dokusu hastalıkları risk artışıyla ilişkilendirilir. Böbrekte kist hastalığı bulunanlarda da sıklık daha yüksektir.
Anevrizma Yırtıldığında
Yırtılma durumunda kan, beyin zarları arasındaki boşluğa dolar. Bu tabloya subaraknoid kanama denir. Belirtisi çok tipiktir: saniyeler içinde doruğa çıkan, hastanın daha önce hiç yaşamadığı şiddette bir baş ağrısı. Bulantı, kusma, ense sertliği, ışıktan rahatsız olma ve bilinç bulanıklığı eşlik edebilir.
Bu tablo acil değerlendirme gerektirir. İlk basamak bilgisayarlı tomografidir. Görüntüleme kanamayı göstermezse ancak şüphe sürüyorsa, beyin omurilik sıvısının incelenmesi gündeme gelebilir. Kanama doğrulandığında anevrizmayı bulmak için damar görüntülemesi yapılır.
Ankara Beyin Cerrahı değerlendirmesinde ani başlayan ve nitelik değiştiren baş ağrısı, alışılmış baş ağrılarından ayırt edilmesi gereken bir bulgu olarak ele alınır.
Anevrizma Tedavisinde İki Yol
Amaç, anevrizma kesesini kan dolaşımından ayırmaktır. Bunun iki yöntemi vardır.
Cerrahi klipleme, kraniyotomi ile beyne ulaşılıp anevrizmanın boyun kısmına küçük bir metal klips yerleştirilmesidir. Klips kalıcıdır ve manyetik rezonans görüntüleme ile uyumlu malzemelerden üretilir. Kese böylece dolaşımdan çıkarılmış olur.
Endovasküler tedavide ise kafatası açılmaz. Kasıktaki atardamardan girilen ince bir kateter, damar ağı içinden ilerletilerek anevrizmaya ulaştırılır. Kese içine platin sarmallar bırakılır; bunlar kesede pıhtılaşmayı başlatır. Geniş boyunlu anevrizmalarda destekleyici stentler ya da akım yönlendirici cihazlar kullanılabilir.
Seçim; anevrizmanın yerleşimine, boynunun genişliğine, hastanın yaşına, kanamanın olup olmadığına ve eşlik eden hastalıklara göre yapılır. Karar çoğu zaman nöroşirürji ve girişimsel radyoloji tarafından birlikte verilir.
Yırtılmamış Anevrizmada Karar
Rastlantısal olarak saptanan ve belirti vermeyen bir anevrizmada hemen girişim yapılmayabilir. Burada iki risk karşılaştırılır: anevrizmanın ileride yırtılma olasılığı ve girişimin kendisinin taşıdığı risk.
Değerlendirmede kesenin boyutu, biçimi, yerleşimi ve zaman içinde büyüyüp büyümediği göz önünde bulundurulur. Hastanın yaşı, sigara kullanımı, tansiyon kontrolü ve ailesinde kanama öyküsü bulunup bulunmadığı da hesaba katılır.
İzlem kararı verilen hastalarda belirli aralıklarla damar görüntülemesi yapılır. Aynı zamanda tansiyonun düzenlenmesi ve sigaranın bırakılması önerilir; bunlar değiştirilebilir etkenlerdir.
Arteriyovenöz Malformasyon
Bu tabloda atardamarlar ile toplardamarlar arasında normalde bulunması gereken kılcal damar ağı yoktur. Kan yüksek basınçla doğrudan toplardamara geçer. Doğuştan gelen bir yapı bozukluğudur.
Kanama en sık ortaya çıkış biçimidir. Nöbet, baş ağrısı ve bölgeye bağlı nörolojik bulgular da görülebilir. Tanı manyetik rezonans ve anjiyografi ile konur.
Tedavide üç seçenek vardır ve sıklıkla birlikte kullanılırlar. Cerrahi çıkarım, malformasyonun bütünüyle alınmasıdır. Embolizasyon, damar içinden girilerek besleyici damarların tıkanmasıdır ve çoğu zaman cerrahi öncesi hazırlık amacıyla uygulanır. Radyocerrahi ise derin yerleşimli ve ulaşılması güç malformasyonlarda değerlendirilir; etkisi yıllar içinde ortaya çıkar.
Kavernöz Malformasyon
Kavernom, düşük akımlı ve sınırları belirgin bir damar yumağıdır. Anjiyografide görünmez; manyetik rezonans görüntülemede tipik bir görünüm verir.
Sıklıkla nöbet ya da küçük kanamalarla kendini gösterir. Belirti vermeyen ve derin yerleşimli olanlar izlenebilir. Tekrarlayan kanama geçiren, ilaca dirençli nöbete yol açan ya da ulaşılabilir bölgede bulunan lezyonlarda cerrahi çıkarım değerlendirilir.
Beyin İçi Kanama
Doğrudan beyin dokusu içine olan kanamaların en sık nedeni uzun süreli yüksek tansiyondur. Küçük damarlarda gelişen yapısal değişiklikler zamanla yırtılmaya elverişli hâle gelir.
Belirtiler kanamanın yerine ve büyüklüğüne göre değişir: ani başlayan güç kaybı, konuşma bozukluğu, baş ağrısı ve bilinç değişikliği görülebilir. Tanı tomografiyle hızla konur.
Tedavi kararında kanamanın hacmi, yerleşimi, hastanın bilinç düzeyi ve genel durumu değerlendirilir. Küçük kanamalarda yoğun bakımda izlem ve tansiyon kontrolü öne çıkar. Bası etkisi yaratan büyük kanamalarda ve beyincik yerleşimli olgularda cerrahi boşaltma gündeme gelebilir. Ankara Beyin Cerrahi değerlendirmelerinde bu karar, görüntüleme ve klinik seyir birlikte izlenerek verilir.
Karotis Darlığı
Boyundaki ana atardamarın plakla daralması, beyne giden kan akımını azaltabileceği gibi plaktan kopan parçaların damarları tıkamasına da yol açabilir. Bu durum felç riskini artırır.
Bazı hastalarda geçici belirtiler görülür: dakikalar süren tek taraflı güçsüzlük, konuşma bozukluğu ya da bir gözde geçici görme kaybı. Bu geçici ataklar önemsenmesi gereken uyarılardır.
Darlığın derecesi doppler ultrasonografi ve damar görüntülemesiyle ölçülür. Tedavi seçenekleri ilaç tedavisi, damarın açılarak plağın temizlendiği endarterektomi ameliyatı ve damar içinden stent yerleştirilmesidir. Seçim darlığın derecesine, belirti olup olmadığına ve hastanın genel durumuna göre yapılır.
Kanama Sonrası İzlem Süreci
Subaraknoid kanama geçiren hastalarda anevrizma kapatıldıktan sonra da izlem sürer. Bu dönemde damarlarda daralma gelişebilir; vazospazm adı verilen bu tablo kanamadan günler sonra ortaya çıkabilir ve yeni nörolojik bulgulara yol açabilir.
Bu nedenle hastalar yoğun bakımda yakın izlenir. Sıvı dengesi, tansiyon düzeyi ve nörolojik muayene düzenli aralıklarla değerlendirilir. Doppler incelemeleriyle damar akım hızları takip edilebilir.
Bir diğer olası gelişme, beyin omurilik sıvısı dolaşımının bozulmasıyla ortaya çıkan hidrosefalidir. Geçici olarak dışarıya sıvı boşaltan bir kateter yerleştirilebilir; kalıcı olması durumunda şant sistemi gündeme gelir.
Risk Etkenleri ve Korunma
Beyin damar hastalıklarının önemli bir bölümünde değiştirilebilir etkenler rol oynar. Yüksek tansiyonun düzenli takibi ve tedavisi en önemli başlıktır.
Sigaranın bırakılması hem anevrizma oluşumu hem de damar sertliği açısından belirgin katkı sağlar. Kolesterol düzeyinin izlenmesi, şeker hastalığının kontrol altında tutulması ve düzenli fiziksel etkinlik damar sağlığını destekler.
Ailesinde birden fazla kişide anevrizma öyküsü bulunanlarda tarama görüntülemesi değerlendirilebilir. Bu kararın kişiye göre verilmesi gerekir. Ankara Beyin Cerrahi Doktorları tarafından yapılan değerlendirmede aile öyküsünün ayrıntısı sorgulanır.
Ne Zaman Acil Başvurulmalı?
Ani başlayan ve daha önce benzeri yaşanmamış şiddetteki baş ağrısı beklemeden değerlendirilmelidir. Vücudun bir yarısında ani güç kaybı, yüzde kayma, konuşamama ya da söyleneni anlayamama, ani görme kaybı ve dengesizlik acil bulgulardır.
Bu belirtilerin kısa sürede kendiliğinden geçmesi durumu önemsiz kılmaz; geçici ataklar da değerlendirme gerektirir. Belirtinin başlangıç saatinin not edilmesi, izlenecek tedavi yolunu doğrudan etkilediği için önemlidir.
Beyin Cerrahi Ankara kapsamındaki acil değerlendirmelerde görüntüleme ve nörolojik muayene birlikte yürütülerek tedavi planı hızla oluşturulur.
Bu yazıdaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hekim muayenesinin yerine geçmez. Şikayetlerinizin değerlendirilmesi için bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurmanız önerilir.